ORTAK DUVAR MESAJI

Her seviyede eğitim-öğretim kurumlarının kaderlerine terk edildiğini günlerce düşünüyorum; belki de onlara -devletin şart koştuğu müfredatlara, devam zorunluluğuna, kadrolu öğretmenlere, saatlerce süren derslere, notlara derecelere ve bütün bunlara- veda etmenin ve o kutsal hale getirilmiş boğucu duvarların dışında gerçek öğrenmenin çiçek açmasına izin vermenin zamanı gelmiştir. Anaokulundan en prestijli doktora programına kadar her bir eğitim kurumunun yarın kapanacağını hayal edin. Ne harika olurdu! (Rogers. Carl R., Yarının İnsanı. s:260)

5 Yanıt

  1. Güldane diyor ki:

    Eğitimde siyasi rant ve torpil uygulamalarından vazgeçililr ise artık hakik manada öğrenmek ve öğretmek isteyenlerin tercih ettiği bir meslek olabilir. Mülakat sıkıntı. Çünkü Mülakatı yapanların güvenirliliği sıkıntılı bunu yapay zeka ortamına taşır isek objektifliği artar bu kez de şu olabilir beyni bilgi dolu ama ahlaki yönden sıfır biri gelebilir. Yapay zekaya psikolojik ahlaki etmenler de eklenir ise bu sorunda bu şekilde çözülebilir. Önce ahlak sonra her şartta hayatta kalabilme kuralları yani üretim, üçüncü olarak da fıtratına yani kişiliğine uygun eğitim alabiliceği şekilde yönlenderilmeli çocuklarımız. Öğrenmeyi öğrenmeli ve kitap okuma alışkanlığı her okul yönetimi başta okul kütüphanesi olmak üzere millet bahçelerinde yapılacak kütüphaneler veya e kütüphaneler olabilir bir konu seçip bu konu üzerine araştırmaya sevk edilmeli tıpkı doktora öğrencissi gibi seviyesine göre neler bulacak bir bakalım o zaman araştırmaya teşvik de gerçekleşir. Üstelik dünya gündemindeki meselelerden başlanmalı bu konu başlıkları. Düşünmeye ve araştırmaya sev edilmeli çocuklar öğretmlenler ve hatta evde bu konuyu velilere sorarak evlerde farkındalık oluşturulmalı gündem hakkında. Haberde geçti deyip alışkanlık haline gelen dizi sinema gibi izlememeli haberleri. en önemlisi algı ile yapılan yalan haberlerin ayırd edilmesi bu konuda mutlaka bir şey yapılmalı yoksa yalan uğruna boşu harcanan en değerli anlarımız boşa gider.
    bunu ödev değil merak uyandırarak yapılabilir. Bir de sorumluluk ben bu konuda ne yapabilirim eklenmeli mutlaka her sorunun çözümüne konuya. Böylece küçük yaşta sorumluluk kazanması sağlanır. 2023 Vizyonu her anlamıyla günün şartları içinde en uygun bir vizyon en azından artık vizyon sahibiyiz bu güne kadar böyle bir vizyonumuz bile yoktu. Vizyon demek sonu olmayan hedef demek yani hep daha iyisi daha güzelini inşaa etme üzerine yeni hedefler demek. Gençlik z kuşağı ve bundan sonraki süreçte doğan çocuklar teknoloji çağında bilgi yüklü olarak doğuyor sorunları nasıl çözdüğüne herkes şaşıyor.
    Bir de her çocuk özeldir bir insanı kurtaran tüm insanlığı kurtarmış gibidir. Burada benim anladığım mana eğer iyi ve güzel ve insanlık için faydalı olacak birini görürsen onun için elinden geleni fazlasıyla yap. Biz bilincinde hereket eden çocukları özellikle insanlığı düşünen merhametli çocukları özel eğitmeli kanaatimce.
    Devlet kurumlarına atanan kişilerin bilgi ve donanım düzeyinden daha da önemliki ahlakı. Eğer ahlaklı bir insanı atıyorum tapu ya yetkili kılarsanız rantçılara geçit vermez, belediyeye başkan yaparsanız millet için uğraşır, doktor yaparsanız sağlık sektörünün kazanması yerine insanların daha sağlıklı olması için uğraşır, öğretmen yaparsanız her insanı kurtarmak için uğraşır…
    Değerlerler karakter yani işin özü kısaca Ahlaki eğitim en önemlisi.
    Şikayet edeceğine bir mum de sen yak!
    Bu yanlış şu yanlış deme yanlış çok….
    Dünya matrix sisteminde birileri Dünyanın ALLAH lığına talip olup kötü emelleri uğruna dünyayı yok etme pahasına sırf kendi egemenlikleri için farkıl sebeplerle mulyonlarca insanı yok edebiliyor.
    Bir fikrin var ise bunu bir şekilde ilgili makamlara sosyal medayaya yaz. Bir milyon fikir porjesine kaç kişi yazdı acaba. şikayet ettiği konuda yoksa sadece burada iki kelam etmekle mi kaldı veya sosyal medyada bir iki paylaşım.
    Hemen hemen her bakanlığın iletiişm sitesinden olmadı CİMER den kaç kişi sorunları dile getirdi…
    Ha ben yazdım bana dönmedi cevap gelmedi demeyin. Eğer ülkemiz adına iyi ve doğru olduğunu düşündüğünüz bir fikriniz varsa bunu en azından direk ilgili mercilere mektup yazarak dahi iletebilirsiniz.

    yaklaşık iki hafta önce akıllı şehirler üzerine yazdığım fikirler için bir teşekür aldım. her yazdığımı sadece teşekkür için yazmıyorum. Dünyanın geleceğinin yşekillendiği sınırların çizilmesi için ülkelerin farkıl senaryolarla ülkeleri işgal girişiminde ülkemin en önde olması niyeti ile yazıyorum.tıpkı biridi yazdıklarım gibi.
    Bir kelime bir insanı değiştirir. Bir İnsan Milyonları değiştirir. Tarihte örneği çok.

    Sen düşünceden ibaretsin geriye kalan et ve kemiksen diyor Hz. Mevlana (ks)
    Önce düşün sonra bu konuda ne yapabilirim veya yapabiliriz de ve öneri olarak sun ki çocuklarımız için düşünce söze ve eyleme geçsin.

    Saygılar sunuyorum.

  2. a12345@gmail.com diyor ki:

    sayın hocam;
    sizi tanıdıgımdan beri hep hayaralık beslemişimdir. iyi bir eğitimcisiniz. eğitim dünyasına yapılan bu kıyımlara karşı bir ses vermenizi umut ederdim. unutmayalım zülüm oldugu yerde tarafsız olmak zülümle beraber olmakla aynı anlamdadır. yakından tanıdıklarınıza bila darbe vurulurken susmanız beniçok üzmektedir.
    saygılarımla

  3. Ali ULUDAĞ diyor ki:

    Bir şeyi keşfettiğinizde onu uygulayan ilk siz olmalısınız. Yeni bir şey keşfettiğinizi söyleyip eski uygulamaları sürdürmeye devam ediyorsanız; ya yeni bir şey keşfetmediniz, yada keşfettiğiniz şeye inanamıyorsunuz demektir. Evet derslerin adı olmayan, ders saati olmayan, zili çalmayan, duvarları olmayan, eğitim programını öğrencisinin isteklerince belirlediği, öğrencilerinin ve öğretmenlerinin istediklerini yapmaları nedeni ile kendilerini bir süre mutlu saydıkları okul… bu okul gerçekten de hayatın kendisidir. Hepimiz bu okulun öğrencisi olmamıza rağmen yine de mutlu olamıyorsak, yine de başarısızlıklarımız başarılarımızı gölgeliyorsa, yine de kendimizi bir şeylerin pençesine düşmüş zavallılar gibi hissediyorsak, yine de kendimiz olmakta başarılı olamıyor, hep başkaları olmaya çalışarak taklide dönüyorsak ne diyelim şimdi? Hayatta bir sorun mu var diyelim?Kaçıp gidelim mi yaşamın içinden? Vaz mı geçelim şimdi; eğitilmiş olma sevdamızdan? Eğitim insanın mutluluğu içinse ben şöyle söylemek istiyorum Rogers. Carl’a “Hayat beni değil de, ben hayatı değiştirebilse idim gerçekten harika olurdu. Çünkü o zaman hayat tümüyle bana ait olurdu. Maalesef şimdi biz hayata aitiz.”

  4. Emine diyor ki:

    Geçen hafta seminerinize katıldıktan sonra siteyi incelemek istedim. Yukarıda okuduğum güzel temenninizi çok beğenmekle birlikte hocamın yorumuna da katılıyorum. Nerede bir seminer olsa veya bir hizmet içi eğitim hepsinde aynı demeçler veriliyor ve biz de her yeni eğitim öğretim döneminde bir şeyler değişecek diye umutla başlıyoruz ama ne yazık ki değişen hiçbir şey olmadığı gibi her şey daha da kötüye gidiyor. Anlamadığım şey şu ki madem öğretmeninden müdürüne, öğrencisinden velisine, yöneticisinden profesörüne kadar herkes aynı şeyi söylüyor ve bu beklentiyle avunuyorsa bu programı yapanlar kim ve nasıl bu kadar çok sese duyarsız kalabiliyorlar?Yani bizimkisi fakir avuntusu gibi bir şey olmaktan öteye gidemiyor.

  5. ömer koyuncu diyor ki:

    Sizlerin söyledikleri boş hocam. Yıllardır prof.lar, seminerlerde hep böyle söylüyorsunuz. Biz müdürleri o an heyecanlandırıyorsunuz. Ama okula dönünce değişen bir şey yok. Sizi dinleyen konuşmacı olarak getiren milli eğitim müdürleri de sizin eğitimlerinizi dinliyorlar, hatta size katılıyorlar…. Ama proğram bitince bürolarına dönünce eski tas eski hamam. Boşuna kürek çekmeyin hocam… Belki siz de değişmeyeceğini biliyorsunuz, belki de anlık mutluluk için çırpınıyorsunuz… Saygılar…Selamlar…

Bir Cevap Yazın