Öğretmenlerin Demokratik Tutumları

Öğretmen, okul yöneticisi ve özellikle öğretmen olarak demokrat tutumlar açısından kendinizi nasıl buluyorsunuz? Bu soruya ilişkin yanıtı kendiniz bulabilirsiniz. Aşağıya çıkarılan “Demokratik Tutum Ölçeği” bu hususta size, demokratik tutumunuzla ilgili “bir fikir verebilir.” Lütfen envanterdeki ifadeleri doğru veya yanlış olarak değerlendirmeyin. Her maddedeki ifadeye katılıyorsanız o maddenin karşına (+), katılmıyorsanız (-) işareti koyunuz. Başlıyor muyuz?

1. İnsanların amaçlarına saygılı olma, demokratik bir insanın en temel özelliğidir.

  1. 2. Öğrenciler okulda yarışma içinde olmalıdırlar. Çünkü ileriki yaşamlarında yarışma içinde olacaklardır.
  2. 3. Öğrenciler sınıf gösterileri ya da diğer grup etkinliklerine katılmaya teşvik edilmeli, ancak zorlanmamalıdır.
  3. 4. Öğrencilerin ihtiyaç duymaları halinde sınıfı terk etmek için  öğretmenden izin almaları gerekir.
  4. 5. Öğrenciler sevmedikleri öğretmenlerin derslerini almaya zorlanmamalıdırlar.
  5. 6. Demokratikleşme sürecindeki gelişme, bilimdeki gelişmelerden daha önemlidir.
  6. 7. Öğrenciler okul kantinini işletemeyecek kadar genç ve deneyimsizdirler.
  7. 8. Öğrencileri demokrasi uygulamaları için yüreklendirmek öğretmenlerin en yüce görevidir.
  8. 9. Gençlerin suç davranışlarının sıklığının ve ciddiyetinin artması, onların çok fazla özgür bırakılmalarının sonucudur.

10. Sınavların türleri ve zamanları öğretmenlerin kararlarıyla belirlenmelidir.

11. Sınıf düzeni ve disiplini, ilkokulun (ilköğretimin) ilk yıllarından başlayarak, olabildiğince hızlı bir şekilde öğretmenlerin sorumluluğundan alınıp, öğrencilerin sorumluluğuna verilmelidir.

12. Öğrenci, öğretmenin otoritesini ya da düşüncesini sorgulamaya başladığında, yani kendisi için düşünmeye başladığında demokrasi işliyor demektir.

13. Türkiye’de eğitimcilerin zihnini kurcalayan sorunları kökünden ve uzmanca çözmeye çalışacak tam gün eğitim araştırmacıları olmalıdır.

14. Öğretmenin sıkı denetimi altında bulunan öğrenciler, kölelerden farklı değildirler.

15. Çocuklara her denileni yapmak değil, düşünerek dürüstçe davranmak öğretilmelidir.

16. Okul yönetiminin aldığı kararları değiştirmede öğrencilerin etkisi olmalıdır.

17. Bir çocuğun mutlu olmayı öğrenmesi, okumayı öğrenmesinden daha önemlidir.

18. Günümüzde kullanılan “geleneksel öğretim yöntemlerinin” yerini “çağdaş öğretim yöntemlerinin” alması için bilimsel araştırmaların yapılması

19. Amaçları başkaları tarafından belirlenen bir insan köledir.

20. Genci kendi değer yargıları yla uyuşmayan şeyleri yapmaya zorlamak son derece yanlıştır.

21. Öğrencilerin öğretmenlerine karşı tutumlarının araştırmalarla belirlenmesi gerekir.

22. Eğitim politikaları belirleme konusunda, öğretmen ve öğrenci görüşüne gerek duyulmadan karar alma uygulaması sürdürülmelidir.

23. Bir eğitim etkinliğinin değeri, öğrencilerin değerler sistemi açısından ölçülmelidir.

24. Öğrencilerin beğenileri, sınıflara ve koridorlara asılacak olan tablo ve resimlerin seçimini yapabilecek kadar gelişmemiştir.

25. Duyguların eğitimi, düşüncelerin eğitimi kadar önemlidir.

26. “Zorunlu” sorumluluk, gerçek sorumluluk değildir.

27. Öğrencilerin okulda sakız çiğnemelerine izin verilmemelidir.

28. Öğrencilerin 10 da 9’unun karşı olduğu herhangi bir okul kuralı değiştirilmelidir.

29. Ev ödevlerinin belirlenmesi öğrencilerin kararına bırakılmamalıdır, bu ancak öğretmenler kurulunun karar yetkisinde olmalıdır.

30. Bireysel özgürlük, ancak gerekli olduğunda, grubun ilerlemesine engel olduğu durumlarda bireyin onayı alınmadan başkaları tarafından sınırlandırılabilmelidir.

31. Çocuğun ilgilerinden çok ihtiyaçlarının dikkate alınması, tüm eğitim kurumlarının benimsediği ilke olmalıdır.

32. Demokrasi, otokrat öğretmenler yerine görüşleri özgürce eleştirilebilen, hiçbir zaman zorlayıcı olmayan uzman öğretmenler olduğu takdirde arttırılabilir.

33. Bireylerin amacının kutsallığı, demokrasinin özü olarak vurgulanabilir.

34. Demokratik bir okulda okul müdürüne gerek yoktur. Okul yaşamıyla ilgili kararlar, öğrenci ve öğretmenlerin katılımıyla alınmalıdır.

35. Öğrencilerin az bildikleri veya hiç bilmedikleri konularla ilgili görüşlerini söylemelerine izin verilmelidir.

36. İdeal demokrasi, herkese amaçlarını gerçekleştirme hakkı verir.

37. Okulun öğretmenler tarafından belirlenmiş kesin kuralları olmalıdır.

38. Gerçekten demokratik olan öğretmenlerin eğer özgürlük için gerekliyse, sınıfta bir miktar düzensizliği hoş görmeleri ve buna izin vermeleri gerekir.

39. En iyi öğretmenler, sınıf atmosferi ile değil, öğretim konusu ile ilgilenirler.

40. Ciddi davranış bozuklukları, öğrencilerin yönetime katılmalarına izin verildiği okullarda görülür.

41. Öğretim programlarına sıkı bağlılık, sınıftaki demokratik yaşamın en büyük düşmanıdır.

42. Uygulanmayan demokrasi öğrenilemez.

43. Demokratik yöntemle kazanılan bilgiler kalıcı ve gerçek bilgilerdir.

44. Okulun yakınında bir dükkanda çıkan yangın konusuna, verilecek ders konusundan daha çok zaman ayrılmalıdır.

45. Öğrencilerin sınıfta oturacakları yeri kendilerini seçmelerine izin verilmemelidir.

46. Sınıfta yapılan oylamalarda öğrencilerin kapalı oy hakkı olmalıdır.

47. Öğretmenlerin, öğrencilerin amaçlarına saygı göstermeleri, çocukların da büyüklerine saygı göstermelerine neden olur.

48. Çocukları özgür olan bir ulus, özgür insanları olan bir ulus olacaktır.

49. Bir sınıftaki öğrenciler için “ iyi niyetli despot bir öğretmen”, “tam ve kontrolsüz özgürlük tanıyan bir öğretmenden” daha iyidir.

50. Sağlıklı, demokratik bir toplumda gençler için yarışmalı oyunlar ve sporlar önemlidir.

Envanter bitti, doğru maddelere verdiğiniz (+) puanların toplamının 50 maddenin yüzde kaçı olduğunu hesaplayın lütfen. Sonuç nasıl?

Eğitimci Dilek Gözütok, yaklaşık yirmi yıl önce (1992-2010)  101 aday, 258 asıl toplam 350 öğretmenle bu araştırmayı yapmış. Öğretmenler üç sosyoekonomik düzeydeki, ilkokul, ortaokul ve liseden seçilmişlerdi. Aday öğretmenler, üniversite öğretmenlik sertifikası öğrencileridir. Gözütok, bu gruplar ile yukarıda verilen envanter ölçeği ile araştırmasına başlarken şu düşüncelerden hareket etmiş: Demokrasinin en büyük güvencesi kendisinin ve başkalarının haklarını ve görevlerini bilen, bu sorumluluğu taşıyabilen eğitilmiş insanlardır. Eğitimin en büyük görevi demokrat bir toplum yaratmaktır. Bu görevini kurumları, programları ve öğretmenleri vasıtasıyla yerine getirir.  Yüce Atatürk, “Cumhuriyet sizden fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister” direktifleri ile çağdaş insan yetiştirme görevini öğretmenlere vermiştir. İnsan yetiştirme görev ve sorumluluğunu üstlenen öğretmen, genel kültür, öğretim alanı ve mesleki bilgi ve becerilerini duyuşsal davranışlarıyla destekleyerek öğrenciye sunmalıdır.  Eğitim ortamının sosyal ve duygusal atmosferi açısından öğretmen tutumları çok önemlidir. Öğretmen tutumları, öğretmenin kendi davranışlarını oluşturma da etkilidir. “Demokratik yaşam, demokratik yaşamı benimsemiş bireyleri gerektirir; demokratik durumu benimsemiş birey de yapıp ettiklerini, düşüncelerini irdeleme, araştırma, doğruluğunu yanlışlığını sınama davranışı görülür. Öğretmen demokratik bir tutum içinde olursa öğrencide de demokratik davranış gelişir.  Demokrasiye inanmayan, demokrasiyi savunmayan, demokratik tutumlara sahip olmayan bir öğretmenin öğrencilerinde demokratik davranışlar geliştiremez.

Araştırmasının sonucunda, öğretmen ve öğretmen adaylarının “demokratik tutumlarına” ilişkin olarak ulaştığı verilere ve bulgulara dayalı olarak şunları söylemektedir:

  1. Öğretmenlik sertifikası öğrencileri, yani aday öğretmenlerin demokratik tutumları asıl öğretmenlerden daha yüksektir. Öğretmenlerin demokratik tutum ölçeği puanı 34.44, aday öğretmenlerinki ise 39.15 dir.
  2. Asıl öğretmenlerin, yeni ve kıdemli olanlarının demokratik tutumları farklı değildir.
  3. Aday ve 21-25 yaş grubundaki öğretmenler 40 yaş üzeri öğretmenlerden daha demokratik tutuma sahipler.
  4. Sosyoekonomik çevre öğretmenlerin demokratik tutumlarını etkilememektedir.
  5. Lise öğretmenlerinin demokratik tutumu, ilk ve orta okul öğretmenlerinden yüksektir.
  6. İlköğretmen okulu mezun olan öğretmenler, sanki daha demokratik bir tutuma sahipmiş gibi görünmektedirler.
  7. Din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenlerinin demokratik tutumları diğer branşlardan daha yüksektir.
  8. Cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olmak veya olmamak öğretmenlerin demokratik tutumlarının bir değişkeni değildir.

Araştırma sonuçlarının yayınlanmasını, 1995 yılında Türk Demokrasi Vakfı sağlamış. Vakıf başkanı Bülent Akarcalı, kitapçığın önsözünde, “Günümüzde Demokrasi; belli zaman aralıklarında, özgürce bir tercih yapma niteliğinin ötesinde bir içerik kazanmıştır.  … İnsanlar arasında barışçı bir diyalog kültürü oluşturma çabasının misyonerleri olarak tanımlayabileceğimiz öğretmen ordumuzun demokratik tutumları, Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesinde birinci öneme sahiptir.” diyor.

Yaklaşık yirmi yıl sonra,  “demokratik tutum” puanlarımız ile “barışçı diyalog” beceri puanlarımızı karşılaştırsak neler söyleyebiliriz? Öğretmenlerin Türkiye’nin geleceğinin şekillenmesindeki misyonlarını başarma performanslarını konuşabiliriz meslektaş ortamında.

Aytaç AÇIKALIN

Aytaç AÇIKALIN

Kendi deyişi ile: O, "güncel bir eğitim dinazorudur." Diyarbakır’ın Kabi (Bağıvar) köyünde İlkokul öğretmenliği ile başlayıp 12 yıl ilköğretmen okullarında "Essah öğretmen yetiştirmeye gönül ve emek verdi." Hatay ve Edirne Milli eğitim müdürlükleri sonrasında üniversitede, "bildiklerinin yeniden inşasına (yapılandırmasına) girişti." Eğitim Yönetiminde doktora unvanını, 1995 yılında, profesörlük kariyeri ile noktaladı. Üniversite çatısı altındaki akademik yaşamını 2002 yılında emekli olarak tamamladı. Kendi deyişi ile: "Çekildi izzet-i ikbal ile babı ulemadan". Bugün "Gerçek anlamda eylemli akademik yaşantısını" insan kaynağının geliştirilmesi çalışmaları ile sürdürmektedir. Birikimlerini İnsanların başarısı ve mutluluğu için herkes ile paylaşmaktan çok mutludur

BEĞENEBİLECEĞİNİZ DİĞER YAZILAR

Bir Cevap Yazın