DORUKLARDAN YAMAÇLARA VE SONRASI

Papyon kravat takardı, keman çalardı. Kasaba eşrafının, “konakların” damadı idi. Biz öğrencilerin dilinde o, başöğretmendi fakat halk onu Başmuallim Reşat Bey olarak bilir ve tanırdı. Uzun boylu atletik yapısı, koyu renk gözlükleri ile kaymakam, hakim, müdeiumumi (savcı) ve doktordan oluşan ilçe protokolünün özeğinde (merkezinde) olurdu hemen her zaman. Ne de olsa yabancı sayardı halk, ilçeye dışarıdan gelen üst yöneticileri. Bu nedenle başöğretmen onlara daha yakın, aynı zamanda yukarıda olan biriydi. Ender de olsa, O çarşıdan geçerken esnaf ayağa kalkardı; onları şapkasını çıkararak selamlardı Reşat Bey. Danışılması gereken hususların tek ve değişmez adresiydi. İnsanlar tavassut (Aracılık, arabulma, aracılık etmek, iltimas, kayırma) istemi ile değil, ne yapmaları gerektiğini öğrenmek için, okuldaki başöğretmen odasında başvururlardı ona. İlgilenir; onlara yasaların ve bilimin ışığında rehberlik eder, bilgilendirirdi. Daha sonraki yıllarda emekli olduğunda ilçeye belediye başkanı olarak da hizmet verdi. O’nun döneminde Belediye, adaletin, güvenin, başarının hüküm sürdüğü bir dönemdi Reşat bey’in Reislik dönemi. Ama o, her şeye rağmen daha çok “Reis” olarak değil, “başöğretmen Reşat Bey” olarak anıldı.

Sonra?… Sonrasında önce aşklar bozuldu ve sonra ekmekler. Ardından milli eğitimin teşkilat (örgüt yapısı) değişti; “maarif memurları” ilköğretim müdürü, “ilköğretim ve bakanlık müfettişleri ‘maarif müfettişi’, başöğretmenler” okullara müdür oldular.

ÖZEL OKUL YÖNETİCİLERİ (Müdür-Müdür Yardımcısı) YETİŞTİRME, GELİŞTİRME, YETKİNLEŞTİRME ÇALIŞTAYI

Eğer çok iyi tanımlanmış gerçek bir hedefiniz varsa %66.7 olasılıkla ulaşırsınız.

Hedef:
Okul yöneticilerini yeterliklerini özel ortamda, bütüncül kapsamda farklılaştırarak; okulun kalitesini ve verimliliğini artırmak.

Kanıt Durum:
Türkiye’de hizmet öncesinde, okul yöneticisi (Müdür ve müdür yardımcısı) yetiştiren bir eğitim kurumu yoktur. Bilinen ve uygulanan “usta-çırak” modeli, içe dönük, verimsiz, uzun zamanı gerektiren pahalı bir modeldir. Son dönemde buna eklenen sınava dayalı okul yöneticisi atama uygulaması, kuram uygulama dengesini yansıtan bir yetiştirme programı olmaktan çok ezbere dayalı performansa dayalı bir yerleştirme süreci olarak değerlendirilebilir.

Halen sistemde yetişmiş, daha doğrusu kendini yetiştirmiş, pişmiş okul yöneticilerinin varlığı yadsınamaz.

Devlet okulları yöneticileri kullanım sürelerinin son dilimini özel okuklların yöneticiliği kaynağında geçirmektedirler.

Toplumsal, ekonomik ve sosyal sistemlerde meydana gelen değişmeler, okulun ve dolayısı ile okul yöneticilerinin rollerini çok boyutlu, hızlı ve karmaşık biçime getirmiştir. Okul yönetimleri farklı anlayışları içeren karmaşık süreçleri içermektedir.

Halen çalışmakta olan okul yöneticilerinin yetişme düzeyleri ve yeterlikleri tartışılamaz; ancak ortaya çıkan yeni durumları karşılayabilmek için “gelişme” ve “yetkinleşme” ihtiyaçları da inkar edilemez.

Çalışan Yöneticilerin
Mevzuat bilgisi (yeterli)
Dürüstlüğü (yeterli)
İşletmecilik anlayışı (daha ister)
Kendini geliştirme girişimleri (ağır aksak)
Yeniliklere kalkışma isteği ve cesareti (işi tam götürmez)
Çalışanları etkili yönetmek (daha iyi olabilir)
Okul çevresini yöneltmek (farklı yeterlikleri gerektiriyor)

Yetişme, Gelişim ve Yetkinleşme Boyutları
Okuyan
Dinleyen
Gözleyen/Gören
FARKLI DÜŞÜNEN
Toplumsal Davranışlara sahip,
Teknik becerilerini işe koşan

Süre:
On hafta sonu, 20 gün, yaklaşık 120 saat. Bu süre üniversite düzeyinde, yaklaşık bir dönemde (sömestrde) alınan üç dersin, 9 kredisini karşılamaktadır.

AYTAÇ AÇIKALIN’DAN NOTLAR
– Toplantılarda müdür şiir okur. Şiir okumayan müdür olmaz.
– Çocuklara karakter eğitimi verelim. KARAKTERLİ İNSAN yetiştirelim. (Üzerine çok durdu.)
– Bize farklı düşünen insan lazım.
– Çocukları oyalamayın müdür bey. Öğretmenler çocukları oyalıyor.
Müdürler karakterli olur.
Haydi kızlar okula. Sonuç Ne kazandınız?
Meslek kazandırabildik mi? Ne okutuyoruz?
“Ben bir güncel eğitim dinozoruyum.” (Kendisi için.)
Kartvizit bastırın. Gümüş kaplıktan çıkartıp verin.
“Bir şey sorabilir miyim?” DEĞİL. Bir şey öğrenebilir miyim?”
Çocukları telef etmeyelim.
BENİM İZNİM OLMADAN KİMSE BENİ SİNİRLENDİREMEZ.
Yaşamını değiştirmek istiyorsan, düşüncelerini değiştir.
Hayal etmeyenin gerçeği olmaz.
Yönetici birlikte çalıştığı insanların zihinlerini paralel ve/veya seri bağlayan kişidir.
Yöneticilik insanların beyinlerini işe koymaktır.
Öğretmen/öğrenci sorun getiriyor. ÖNERİNİZ NEDİR? sorun.
Stresli öğrenci daha iyi öğreniyor.
Öğrenci, suçlu ise, hemen yerinde yaptırım uygulanmalı.
EĞİTİM YÖNETİMİ, Nobel Yay. W. K. HOY’dan S. TURAN çevirdi. OKUNMALI. Okumasan da al, masanda dursun. (dedi)

İşbölümü değil, yetki paylaşımı yapın.
YETKİSİ OLMAYAN SORUMLU DA OLMAZ.
İŞE GÖRE ADAM DEĞİL, ADAMA GÖRE İŞ.
ÖĞRETMENLER ÖĞRENCİYİ OYALIYOR.
PARADİGMAYI ANLATTI.
Müdürler enerjilerini boş işlere harcıyor.

ÖZELLİKLE KARAKTER EĞİTİMİNE VURGU YAPTI.

Bir Cevap Yazın