73. on yedi Nisan

Emekli Öğretmenler Derneğinin Köy Enstitülerinin 73. yıldönümü kutlama programlarının 17 Nisan 2013 günlü dilimine Ankara’da katılma onurunu yaşadım. Yaklaşık 80 üyenin katılımı ile gerçekleştirilen program, emekli bir müzik öğretmenin anlamlı ve güçlü İstiklal Marşı yönetimi ile başladı. Konuşmalar, şiirler duygulu, heyecanlı, azim, gurur, güçlü mesleki özlem, inanmışlık içeren anlatımları bütünleştirdi.
Çağrılı Konuk olarak (Aytaç Açıkalın Prof. Dr.) meslek yaşamının ilk yıllarını, Köy Enstitülerinin mirası içinde geçirdiği meslek anılarını paylaştı. Bu kurumlara ilişkin verilerin ve bulguların genelde arşivlere, belgelere dayalı incelemelerinden çok, anılara dayalı bir ortamda yaygınlaştığına dikkat çekti. Köy enstitülerinin Özellikle kendi döneminin etkili öğrenim kurumları olduğuna, Türkiye eğitim sistemi içinde “Köy Kalkınması” ülküsüne gerçek bir destek sağladığını vurguladı. Köy enstitülerinin o dönemlerin aşırı merkeziyetçi kamu yönetim anlayışına karşın, yerel boyutta il idaresini aşan bir yetki ile donatılmış olmasının Valiler açısından istenmeyen, sıkıntılı bir durum yarattığına değinen Açıkalın, bu özerk yönetimin öncelikle kağşaması, sonra şekil değiştirmesi için Valilerin bir süreç başlatmış olabileceğine dikkat çekerken; köy enstitülerinin kurulması için seçilen yerlerin civarındaki köy ve kasabaların giderek bu araziler için yükselen isteklerinin bu kurumların zayıflamasında önemli bir etken olduğunu açıkladı.
Açıkalın Köy enstitülerinin “yeniden kurulması” veya “ihyası” dileklerinin ve isteklerinin bu günkü eğitim amaçları, modelleri, müfredatı ve eğitim kadrosu ile başarabilmenin ütopik boyutlarını değerlendirmeye çalıştı. Köy enstitülerinin başta GEORG KERSCHENSTEINER (1854-1932) olmak üzere Viyana İş Okulu görüşlerinin, bir bakıma Prusya uygulamalarının yansımalarının etkisinde ulusal boyutta geliştirilmiş kurumlar olabileceğine ilişkin görüşlerini açıkladı. Ancak bu kurumların eğitim yaşantımızda özel bir yeri, eğitim anlayışımızda önemli katkıları olduğu, etkili, dinamik bir öğretmen, tarım ve sağlık kadrosunun yetişmesinde özgün bir yere sahip olduğu hususları grubun değerlendirmelerine sunuldu.

Aytaç AÇIKALIN

Aytaç AÇIKALIN

Kendi deyişi ile: O, "güncel bir eğitim dinazorudur." Diyarbakır’ın Kabi (Bağıvar) köyünde İlkokul öğretmenliği ile başlayıp 12 yıl ilköğretmen okullarında "Essah öğretmen yetiştirmeye gönül ve emek verdi." Hatay ve Edirne Milli eğitim müdürlükleri sonrasında üniversitede, "bildiklerinin yeniden inşasına (yapılandırmasına) girişti." Eğitim Yönetiminde doktora unvanını, 1995 yılında, profesörlük kariyeri ile noktaladı. Üniversite çatısı altındaki akademik yaşamını 2002 yılında emekli olarak tamamladı. Kendi deyişi ile: "Çekildi izzet-i ikbal ile babı ulemadan". Bugün "Gerçek anlamda eylemli akademik yaşantısını" insan kaynağının geliştirilmesi çalışmaları ile sürdürmektedir. Birikimlerini İnsanların başarısı ve mutluluğu için herkes ile paylaşmaktan çok mutludur

BEĞENEBİLECEĞİNİZ DİĞER YAZILAR

Bir Cevap Yazın